Deri Kanserinden Nasıl Korunulur ?

Anasayfa - Dermatoloji - Deri Kanserinden Nasıl Korunulur ?

(Not: Tüm metinlerde melanom kelimesi malign melanom ile tamamen aynı anlamda kullanılmıştır. Zaten melanom ve malign melanom aynı hastalığı ifade etmektedir.)

Deri kanserleri konusunda bilgi sahibi olmak neden önemlidir?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Deri kanserleri, özellikle de melanom, halkımızın bilinçlenmesi gereken cilt hastalıklarının belki de en önemlisidir. Çünkü hem toplumda sık görülmekte hem sanıldığından daha genç yaşlarda görülmekte hem de melanom veya yassı hücreli karsinom gibi bazı deri kanseri türlerinin tanısında birkaç aylık gecikme kişinin hayatını kaybetmesine yol açabilmektedir.  Bu nedenle, bir cildiye (dermatoloji) uzmanı olarak bu sitedeki ilk konu başlığı olarak melanom, yassı hücreli karsinom ve bazal hücreli karsinomdan oluşan sık görülen deri kanserlerini seçtim.

Deri kanserleri tüm kanserler içinde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Melanom bunların arasında önemli yer tutmaktadır. Tüm dünyada yaklaşık 90 kişiden birinde melanom görülmektedir. Ülkemizde de, tüm dünyada olduğu gibi, melanom görülme sıklığı her geçen yıl artmaktadır. Eskisine göre daha genç yaşlarda melanom görmek beni tedirgin etmektedir.

Tüm deri hastalıkları ve deri ile ilgili sorunlar gibi deri kanserleriyle ilgili de en iyi bilgi kaynağı cildiye (dermatoloji) uzmanlarıdır

Melanom neden tehlikelidir?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Melanom ile ilgili en önemli farkında olunması gereken özellik bu deri kanserinin henüz milimetre boyutlarındaki basit bir ben gibi görünürken iç organlara yayılım yapabilmesidir!

Melanom konusu hangi yaşlardaki kişiler için önemlidir?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Hepimizin, yeni doğmuş bir bebekteki doğumsal bir ben de olsa, 12 yaşında bir çocukta beliren bir ben de olsa, özellikle de 25-30 yaşlarından itibaren oluşan ben görünümünde bir oluşum da olsa, vücudumuzdaki kahverengi veya siyah tonlar içeren bir oluşum konusunda uyanık olmamız şarttır. Bu konuda sevdiklerimizi bilinçlendirmemiz de çok faydalı olacaktır. Genelde kanserden bahsedince çok ileri yaşlar akla gelse de cildiye (dermatoloji) uzmanları melanom denen en tehlikeli deri kanseri türünü 30-60 yaş civarında görmektedir.

Melanom kimlerde görülür?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Hepimizde melanom veya farklı bir tür deri kanserine yakalanma ihtimali az ya da çok vardır. Melanom, bazı özellikleri taşıyan kişilerde daha sık görülür. Açık ten renkli insanlar, çilleri olanlar, güneşte daha çabuk yanan kişiler, daha önceden güneş yanığı geçirmiş insanlar, hayat boyu yoğun güneş maruziyeti söz konusu olan insanlar, deri kanserine yakalanmış biriyle kan bağı olanlar, vücudunda çok sayıda kahverengi-siyah tonlarında, (tıptaki adı ‘melanositik nevüs’ olan) ben bulunan bireyler melanom gelişimi için risk altındadırlar.

Melanom benlerden mi gelişir?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Melanom, aslında, daha çok normal deri üzerinden doğrudan başlar. Siyah veya kahverengi bir ben gibi görünebilir. Bazen de kubbe şeklinde siyah bir kabarıklık şeklinde ortaya çıkar. Çok nadiren kahverengi-siyah tonlar içermeden de melanom ortaya çıkabilir. Cildiye (dermatoloji) uzmanları buna ‘amelanositik melanom’ denir.

Fakat, melanom hastalarının yaklaşık yarısında, melanom, riskli bir benden gelişmiştir. Hangi benlerin riskli olduğu konusunda bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. Elbette, bir benin riskli olup olmadığı konusunda tek yetkin kişi cildiye (dermatoloji) uzmanıdır.

Yani bizim hem melanom riski taşıyan benleri önceden tespit edip bunları vücuttan uzaklaştırmamız hem de doğrudan melanom ortaya çıkmışsa en kısa zamanda fark edip bunu vücuttan uzaklaştırmamız çok büyük önem arz etmektedir.

Melanom veya riskli bir ben söz konusuysa ne yapılmalıdır?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Riskli bir ben, bir cildiye (dermatoloji) uzmanı tarafından saptanmışsa veya bir cildiye (dermatoloji) uzmanı deri üzerindeki bir oluşumu değerlendirip melanom düşündüğünde bu riskli benin ya da oluşumun uygun bir teknikle, zaman kaybetmeden, vücuttan uzaklaştırılması gerekir. Bunun tek yöntemi de cerrahi olarak o bölgeyi kesip çıkartmaktır.

ASLA RİSKLİ BİR BEN LAZER İLE TEDAVİ EDİLMEYE ÇALIŞILMAMALIDIR. EĞER BİRİSİ SİZE BİR BEN İÇİN LAZER ÖNERİRSE GERÇEK BİR CİLDİYE (DERMATOLOJİ) UZMANINDAN YARDIM ALIN!

ASLA RİSKLİ BİR BEN İNCİR SÜTÜ VEYA ÜSTÜN ZEKALI BİR TANIDIĞINIZIN ÖNERİSİYLE HERHANGİ BİR KİMYASAL MADDE İLE TEDAVİ EDİLMEYE ÇALIŞILMAMALIDIR!

BİR CİLDİYE (DERMATOLOJİ) UZMANININ AKLINA MELANOM GELDİYSE ZAMAN KAYBEDİLMEDEN, UYGUN CERRAHİ TEKNİKLE BU OLUŞUM ÇIKARTILIP PATOLOJİ UZMANINA GÖNDERLMELİDİR! BU KONUDA BAŞKA BİR ALTERNATİF YOKTUR!

LÜTFEN TÜM KONULARDAKİ BİLGİLERİ O KONUNUN UZMANINDAN ALIN.

Bir beni ‘elletmek’ kanser yapar mı?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Halk arasında, maalesef, bir benin hekim tarafından çıkartılmasının o kişide kansere yol açacağına inananlar bulunmaktadır. Elbette, kanser olmayan birinde kanser ortaya çıkartmak, bir hekimin, istese bile, yapabileceği bir durum değildir. O oluşum kanserse de, esas o oluşum vücuttan uygun bir cerrahi teknikle uzaklaştırılmazsa kişi, birkaç ay ya da yıl içinde, iç organlara yayılımlar nedeniyle, hayatını kaybedecektir. Yani, yapılması gereken, sırt çantasında bir saatli bomba taşıyan birinin yapması gerektiği gibi, o tehlikeli şeyden doğru teknikle kurtulmaktır. O oluşum riskli bir bense ve cildiye (dermatoloji) uzmanı o oluşumun çıkartılması gerektiğini düşünüyorsa, çok endişeniz varsa belki başka cildiye (dermatoloji) uzmanlarının görüşünü de çabukça alarak, o oluşumdan kurtulmanız gerekmektedir. Bu şekilde eğer o oluşum kanser değilse zaten kanser olmanız asla mümkün değildir. Riskli bir benin vücuttan uzaklaştırılması da sadece gelecekteki bir kanserden sizi kurtaracaktır.

Tahminime göre bazı insanlardaki bu yanlış inanış şu durumdan kaynaklanmaktadır. Derisinde kanser gelişmiş bir hasta hekime gittiğinde ve o hekimin önerisiyle çıkartılıp patoloji raporuyla kanser tanısı doğrulandığında, elbette, o hastada vücudun diğer taraflarına yayılım (metastaz) araştırılmaktadır. Bu durumda eğer yayılım saptanırsa o hastayı tanıyanlardan biri ‘Bakın, doktora gitti, benini elletti, kanser oldu, iç organlarına yayıldı!’ demektedir. Halbuki ‘Keşke iç organlarına yayılmadan o oluşum çıkartılsaydı.’ demesi gerçekle örtüşmektedir.

Hangi benler için cildiye (dermatoloji) uzmanına başvurulmalıdır?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Aslında bütün benler için bir cildiye (dermatoloji) uzmanınca değerlendirme uygundur.

Eğer herhangi bir risk yoksa cildiye (dermatoloji) uzmanınız endişe etmemeniz gerektiğini anlatacaktır.

Eğer riskli bir ben söz konusuysa cildiye (dermatoloji) uzmanınız bu benin cerrahi olarak çıkartılmasını önerebilecektir.

Eğer o oluşumun melanom olma ihtimali varsa uygun bir cerrahi teknikle acilen o oluşumun çıkartılması gereği cildiye (dermatoloji) uzmanınızca anlatılacaktır.

Kahverengi, siyah, kırmızı, mavi gibi birden fazla renk birden o oluşum için söz konusuysa acilen bir cildiye (dermatoloji) uzmanınca değerlendirme gereklidir. 25 yaşın üzerinde birisinde yeni oluşan her ben acilen bir cildiye (dermatoloji) uzmanınca değerlendirilmelidir. Kaşınan bir ben mutlaka bir cildiye (dermatoloji) uzmanınca değerlendirilmelidir. Büyüyen bir ben acil olarak bir cildiye (dermatoloji) uzmanınca değerlendirilmelidir. Kanamaya başlamış, yara halini almış bir ben daha fazla zaman kaybetmeksizin bir cildiye (dermatoloji) uzmanınca değerlendirilmelidir.

Melanomdan nasıl korunabiliriz?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı:  Bilinçli olmak ve sevdiklerimizi de bilgilendirmek melanom konusunda hayat kurtarıcı olabilecektir. Güneşten korunmak bu hususta son derece önemlidir. Güneşten korunmanın önemi ne kadar vurgulansa azdır. Güneşten çocuk, büyük herkes korunmalıdır. Güneş ışınları hem derimizin, hem iç organlarımızın çabukça yaşlanmasına, hem deri hem bazı iç organ kanserlerine daha büyük ihtimalle yakalanmamıza yol açmaktadır. Sabah 09:00 ile öğleden sonra 17:00 saatleri arasında, mümkünse 10 dakika bile güneş ışığına maruz kalmamalıyız! Çocuklarımızı güneş ışınlarından korumalıyız. Güneşten koruyucu krem (veya sprey) sürmüş olsak da bunun tam bir koruma sağlamadığını çok iyi kavramalıyız! Sadece çok mecbur kaldığımızda gün içinde dışarıda bulunmalıyız. Bulutlar da güneş ışınlarını yeterince engellememektedir. Şile bezi gibi ince kumaşlar, güneşten koruyucu krem (veya sprey) kadar bile etkili olmayan, son derece sınırlı bir engelleme yapabilmektedir. Güneşten koruyucu krem (veya sprey) sürdükten aşağı yukarı 15 dakika kadar sonra işe yaramaya başladığı için evden çıkmadan önce koruyucu krem sürmek doğrudur. Yaklaşık 3 saat civarında bu güneşten koruyucu kremlerin (veya spreylerin) etkisini yitirebileceğini aklımızda tutmalıyız. Kulak üstleri, ense, boyun ön kısımları gibi yüz dışında güneş gören kısımlarımıza da güneşten koruyucu krem (veya sprey) sürmeliyiz. Uygun güneşten koruyucu kremi (veya spreyi) başka bir kaynaktan değil, cildiye (dermatoloji) uzmanından öğrenmek en doğrusudur. Hem ultraviole A hem ultraviole B’den etkili bir şekilde koruyan bir güneşten koruyucu krem (veya sprey) gereklidir. Güneşten koruyucu kremin (veya spreyin) sivilce yapmaması uygun olacaktır. Gebelik, bebek veya çocuklarda sadece fiziksel filtre içeren güneşten koruyucu krem (veya sprey) değerlendirilmelidir.

GÜNEŞTEN KORUNMAK GÜNEŞE 09:00-17:00 ARASI ÇIKMAYARAK OLUR. Güneşten koruyucu sürmek yanlış bir güvenlik hissi uyandırmamalıdır!!!

Güneş ışınları yıllar içinde yüzde (dermatoloji uzmanlarının kullandığı tıbbi ismiyle lentigo ya da kloasma şeklinde), boyun yanlarında (dermatoloji uzmanlarının kullandığı tıbbi adıyla poikiloderma şeklinde), omuzlarda veya el üstlerinde (dermatoloji uzmanlarının kullandığı tıbbi adıyla lentigo şeklinde) çeşitli lekelere, ayrıca kalıcı damar çatlamaları şeklinde kızarıklıklara (dermatoloji uzmanlarının kullandığı tıbbi adıyla telanjiektazi) ve yüz, sırt, el üstlerinde çeşitli kalınlaşmalara (dermatoloji uzmanlarının kullandığı tıbbi adıyla aktinik keratoz) yol açmaktadır. Deri yaşlanması büyük oranda (90%) güneş ışınlarından dolayıdır!!!

Güneş ışınlarına maruz kalmak savunma sistemimizin de daha güçsüz olmasına yol açmakta, bunun neticesinde şiddetli uçuk (dermatoloji uzmanlarının kullandığı tıbbi adıyla herpes) ataklarına, iç organ kanser sıklığında artışa da neden olabilmektedir.

D vitamini için güneş gerekli değil mi?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı:  Hayır, değildir!!! Kanımızda yeterli D vitamini olması sağlığımız için son derece önemlidir!!! Ancak, D vitamini açısından güneş hiçbir şekilde ‘gerekli’ değildir!!! Bir insan, penceresi bile olmayan bir odaya hapsedilse ve günlük ihtiyacını karşılayacak D vitamini ağızdan damla veya sprey şekinde verilse, kesinlikle D vitamini eksikliği ile karşılaşmaz. Dolayısıyla, D vitamini için güneş ‘gerekli’ değildir. D vitamini bilinçli bir hekim tarafından o kişinin sağlık durumuna uygun şekilde önerildiği gibi kullanılmalıdır! Bilinçsizce D vitamini kullanmak doğru değildir. Gerekenden çok eksik veya çok fazla miktarda D vitamini kullanmak, istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir. İdeal D vitamini seviyesi en az 50, hatta 70 olmalıdır. D vitamini seviyesi 100 düzeyini de geçmemelidir. D vitamini eksikliği sedef hastalığı (psöriasis), sivilce (akne), ruhsal sorunlara yatkınlık, tüm hücrelerimizin erken yaşlanması, deri ve bazı iç organ kanserleri, kanser olan birinde iç organlara daha kolay yayılım gibi birçok ciddi sağlık sorunu ile ilişkilidir. Ancak, güneşe maruz kalmak D vitaminini istenilen düzeye getirmemektedir. Binlerce hastanın D vitamini seviyesini değerlendirmiş, günün çoğunda güneşte kalan, derisi koyu kahverengi hal almış cankurtaran hastamda bile 13 seviyesini görmüş bir cildiye (dermatoloji) uzmanı olarak güneş ile yeterli D vitamini seviyesine ulaşmanın mümkün olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Bazal hücreli karsinom (BCC) ve yassı hücreli karsinom (SCC) nedir?

            Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Aslında, en önemlisi olduğu için en önce ve daha uzun bahsettiğim melanomdan daha da sık gördüğümüz 2 ayrı deri kanserinden bahsetmek, bir cildiye (dermatoloji) uzmanı olarak gereklidir.

En sık görülen deri kanseri ‘bazal hücreli karsinom’ (dermatoloji uzmanlarınca sıkça BCC olarak ifade edilir) adlı, çoğunlukla yüzde görülen, deri renkli veya sarımsı, genelde üzerinde kırmızı minik çizgiler (dermatoloji uzmanlarınca tıbbi adıyla telanjiektazi olarak ifade edilir) bulunan, deriden kabarık, yıllar içinde ortası yara halini alabilen bir deri kanseridir. Bu kanser nadiren siyah renkte de olabilmektedir (dermatoloji uzmanlarınca pigmente tip BCC olarak ifade edilir). Bu kanser, ayrıca, nadiren gövdede geniş kızarıklıklar şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir (dermatoloji uzmanlarınca yüzeyel tip BCC olarak ifade edilen tip gövdede sık görülmektedir).

Bazal hücreli karsinomun en sık nedeni uzun süreli güneş ışığı maruziyetidir. Güneşten korunmanın önemini, hemen hergün bir deri kanserli hasta gören bir cildiye (dermatoloji) uzmanı olarak ne kadar vurgulasam azdır.

Ancak, bazal hücreli karsinom, yıllarca ihmal edilmez de fark eden dermatoloji uzmanınca söylendiği gibi tedavi edilirse, aşırı endişe edilmesi gereken bir deri kanseri değildir. Soğutma tedavisi (dermatoloji uzmanlarınca kriyoterapi şeklinde ifade edilir), yakma tedavisi (dermatoloji uzmanlarınca elektrokoterizasyon şeklinde ifade edilir) veya cerrahi olarak çıkartılması gibi tedavi seçenekleri vardır.

Sıklık sırasında ikinci olan deri kanseri ise ‘yassı hücreli karsinom’ (dermatoloji uzmanlarınca SCC olarak ifade edilir) adlı çoğunlukla yüz veya el üstlerinde karşımıza çıkan, ortası zamanla yara halini alan kubbemsi bir kabarıklık şeklinde görünen bir deri kanseridir. Geç kalmadan tedavi gereklidir; aksi halde lenf nodları veya akciğer başta olmak üzere farklı bölgelere yayılım söz konusu olabilir ve daha ciddi tedaviler gerekir. Yayılım olmadıysa cerrahi olarak çıkartmak yeterli olmaktadır.

Çok özet bir şekilde, deri kanserleriyle ilgili ne bilmemiz gerekir?

Cildiye (dermatoloji) uzmanı: Özetle, deri kanserleri, temelde güneş ışınlarına maruz kalmaktan kaynaklanabilen, erken tanı koymanın son derece önemli olduğu, bazıları riskli benlerden, bazıları doğrudan normal deriden gelişen, ölümcül olabilen önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Son Yazılarım